Ana içeriğe geç
Kesimhane çıkış fişleri: depo ile üretim arasındaki halkayı kapatmak

· Üretim ve hammadde · 3 dk okuma

Kesimhane çıkış fişleri: depo ile üretim arasındaki halkayı kapatmak

Kumaş kesime verilir, kayıtta ise hâlâ depoda görünür. Çıkış fişi, iade fişi ve kesim sonu mutabakatıyla malzemenin izini kaybetmemenin yolu.

Kumaş depodan çıkıp kesimhaneye girdiği anda kayıttan kopmaya başlar. Fiş yazılmamışsa kayıtta hâlâ rafta durur; fiş yazılmış ama artık ve iade işlenmemişse kesimhane her şeyi elinde tutuyor gibi görünür. İki durumda da sayım günü rakamlar tutmaz ve farkın depoda mı, kesimhanede mi doğduğunu kimse söyleyemez. Bu yazıda depo ile üretim arasındaki halkayı üç belgeyle kapatmanın yolunu anlatıyoruz: çıkış fişi, iade fişi ve kesim sonu mutabakatı.

Çıkış fişi top bazında yazılmalı

"Kesime 1.800 metre kumaş verildi" cümlesi yeterli değildir. Fişte hangi topların verildiği görünmelidir:

  • top numarası, parti ve renk kodu;
  • her topun metresi (etiketten okunur, etiketsizse ölçülür);
  • kesim emri ya da sipariş numarası;
  • verilme tarihi ve saati;
  • teslim alan kesimhane sorumlusunun adı ve imzası.

Top numarası neden önemlidir? Kesimin ortasında yarım kalan top depoya döndüğünde "hangi top, kaç metre kaldı" sorusunun yanıtı fişte yazılıdır. Yalnızca toplam rakamla çalışırsanız dönen topu hangi satırdan düşeceğinizi tahmin etmek zorunda kalırsınız; tahmin de sayımda fark olarak geri gelir.

Kesimin üç sonucu, üç belge

Kesim bittiğinde verilen kumaş üç yerden birine gitmiş olur:

  1. Parçaya dönüşenler. Kesilen parçalar kesim paketlerine girer; kullanılan metre, kesilen adet ile birim sarfiyatın çarpımından hesaplanır.
  2. Artık ve yarım kalan toplar. Kullanılabilir olanlar iade fişiyle depoya döner; metresi yeniden ölçülür ve etikete yazılır.
  3. Fire. Kullanılamayacak uç ve kırpıntılar için kısa bir fire fişi ya da tutanağı yazılır; fire kesimhanenin köşesinde sessizce birikmez.

Üçünden biri belgesiz kalırsa kesim sonu hesabı tutmaz. En sık atlanan ikincisidir: küçük bir artık "lazım olur" diye kesimhanede bekletilir ve depoya hiç dönmez.

Kesim sonu mutabakatı

Her kesim emri kapanırken tek bir denklem işletilir:

Verilen = kullanılan + iade edilen artık + fire + kesimhanede kalan

Varsayımsal bir örnek: bir kesim emri için 12 top × 150 m = 1.800 m kumaş verildi. Kesilen 1.400 parça, birim sarfiyat 1,2 m olduğundan 1.680 m eder. Depoya 70 m artık döndü, fire tutanağında 10 m var, kesim masasındaki yarım açık bir topta 30 m kaldı. 1.800 − 1.680 − 70 − 10 − 30 = 10 m açıklanamıyor; bu, verilen miktarın yaklaşık yüzde 0,6'sı (10 ÷ 1.800). Tutar küçük, ama emir kapanırken ortaya çıktığı için aynı gün sorulabilir: sarfiyat katsayısı mı eskimiş, fişsiz bir numune mi kesilmiş, yoksa ölçüm payı mı? Aynı soru ay sonunda sorulursa yanıtı kimse hatırlamaz.

Birim sarfiyat kesim planından alınır; model, kumaş eni ya da pastal yerleşimi değişince güncellenmelidir. Güncel olmayan bir katsayı, her emirde aynı yöne kayan bir "açıklanamayan fark" üretir.

Gözden kaçan üç yer

  • Fişin gün sonunda ya da ay sonunda topluca yazılması. Sözlü "bir top ver" ile çıkan kumaş o anda kayda girmez.
  • Artığın depocu tarafından fişsiz rafa konması. Kayıt ile raf arasında yeni bir fark doğar.
  • Aynı topun iki vardiyada iki kez verilmesi ya da açılmış bir topun kesimhane rafında unutulması.

Günlük küçük bir rutin bunları yakalar. Her akşam depo sorumlusu ve kesimhane sorumlusu on dakikalığına "verilip dönmeyen toplar" listesine bakar: hangi top hâlâ kesimhanede, hangi emre ait, ne zaman dönecek? Liste boşsa gün kapanır; doluysa her satırın yanına bir açıklama yazılır. Bu on dakika, ay sonunda saatlerce sürecek bir aramanın yerini tutar.

Sonuç

Kesimhane depo kaydının dışında kalmamalı; verilen, kullanılan, iade edilen ve fire olan kumaş aynı denklemde buluşmalı. StockSystem kesim masasında, atölyede ya da fasoncuda bekleyen malzemeyi sayar ve çıkış fişleriyle karşılaştırır; depoda görünen ama sahada olmayan malzeme çoğunlukla burada ortaya çıkar.